İnsanlığın yeryüzündeki hürriyet ve bağımsızlık mücadelesinin en onurlu temsilcilerinden biri olan milletimiz, yirminci yüzyılın en vahşi paylaşım planlarını, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde genç-yaşlı, kadın-erkek tek yürek verdiği topyekûn mücadele ile bozmuş ve bu mücadele sonucu kazandığı emsalsiz zaferini bundan 88 yıl önce Cumhuriyeti kurarak taçlandırmıştır.
Milletimiz verdiği bu mücadele, bir milletin yeryüzünde var olma savaşının eşsiz timsali ve tüm mazlum milletlerin tartışmasız rehberi olarak tarihteki şanlı yerini almıştır.
Dünyadaki müstesna konumu itibariyle önemli bir stratejik cazibeye sahip bu topraklarda binlerce yıldır tek yürek olmuş bu millet üzerinde, sürekli hain planlar yapılmış, türlü emeller beslenmiş, türlü oyunlar oynanmıştır. Bu plan ve oyunların hepsi, aziz milletimizin sarsılmaz inanç, kararlılık, birlik ve beraberlik ruhu ve engin sağduyulu yaklaşımları ile hep bozulmuş ve ilelebet bozulmaya mahkûm olacaktır. Çünkü bu millet; yokluk ve yoksulluktan, bitmiş tükenmişlikten nasıl modern bir devlet kurma liyakati gösterdiğinin gayet bilincindedir.
Medeni dünya üzerinde başı her zaman dik, hür ve bağımsız bir Cumhuriyet olarak yaşadığımız ve uğrunda gözünü kırpmadan, seve seve ölmeyi göze aldığımız şanlı bayrağımız ve bu aziz vatan, cephelerde omuz omuza savaşan asil bir milletin, en aziz mirası ve yadigarıdır.Hiç şüphe edilmesin ki, bu aziz vatanın sınırları, hiçbir gücün ilelebet değiştiremeyeceği şekilde şehit kanlarıyla çizilmiş ve yine milletin kahraman evlatları tarafından, candan aziz bilinip dünya durdukça korunacak, en küçük müsamaha gösterilmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti devleti de, kuruluş felsefesine ilk günkü kadar sadık, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak, vatandaşına layık olduğu en tabi özgürlükleri sağlama yolunda, hızla ilerleyecektir.
Ülkemizin barışa dayalı kimliği, evrensel değerlere saygısı ve milletimizin engin hoşgörüsüne aldanarak, yeryüzünde hiç kimsenin, milletimizin varlığı, bağımsızlığı ve topraklarımızın bölünmez bütünlüğüne saldırmaya hak ve cesareti olamaz. Buna aykırı tutum ve davranışlara, bütün bölücü ve yıkıcı unsurlara karşı her Türk ferdi, çelikten yürek, inanç ve sarsılmaz bir iradeyle karşı koyacak ve bu hain emellere hiçbir zaman geçit vermeyecektir. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız ki bu ülkeyi ve bu aziz milleti layık olduğu muasır medeniyet seviyesine ulaştıracak yegâne güç, içimizdeki milli benlik ve ruhtur.
Cumhuriyet; sadece bir yönetim şekli değil, tarihimizin en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesidir. Bu sayede kazandığımız çağdaş açılımlarla ufkumuz genişlemiş, ekonomik, sosyal ve siyasal hayatımız görülmemiş bir dinamizm kazanmıştır. Milletimiz de bu değerlere sımsıkı sarılmış ve 88 yıldır aynı bağlılığı sürdürmektedir.
Şimdi hepimiz, aynı geçmişi ve ortak bir geleceği paylaşıyor, tasada, kederde ve sevinçte tek yürek oluyoruz. Çağdaş ve modern bir yaşam ülküsü ile 88 yıl önce Cumhuriyeti bizlere armağan eden atalarımızın, bu aziz ve büyük hatırasına aynı inanç ve bağlılıkla, bugün hep birlikte bu büyük gururu paylaşıyoruz.
Cumhuriyetin bizlere sağladığı kazanımlarla, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda, devletin asli nitelik ve dayanaklarından ödün vermeden, hoşgörü, uzlaşma, birlik, beraberlik ve barış içinde yaşamak, ülkemize karşı hepimizin asli bir görevidir.
Bu anlamlı gurur gününde tüm Nazillili vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramını en içten duygularımla kutlar; Van’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımız için milletimize başsağlığı diler, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ü, O’nun kahraman silah arkadaşlarını, bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anarken, bu bayram coşkusunun dünya durdukça aydınlık ve uygar yarınlarda yeni ufuklarla ve yepyeni umutlarla sürüp gitmesini dilerim.
Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun!
Saygılarımla.. |